İran Kürtçe Televizyon açıyor
İran Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü İzzetullah Zergami "Seher" adında Kürtçe televizyonunun kısa bir dönem içinde açılacağını duyurdu.
Davutoğlu: PYD, Esad’a Yanaşıp Rojava’yı Yaktı
Başbakan Ahmet Davutoğlu,"PYD Esad'la işbirliği yapıp diğer Kürt grupları bölgeden çıkardı. ÖSO ile birlikte olsalardı örgüt yer edinemezdi." dedi.
Kısa-orta-uzun vadede AZADÎ Hareketi ve Kürdistan’ın geleceği–I
Azadî kısa vadede sadece kendi yenisini oluşturmakla kalmadı, aynı zamanda gerek dindar kesim ve gerekse de mevcut Kürdistan siyasetine daha demokratik, hoşgörülü ve aklı selim bir anlayış getirmiş oldu.
Sıdkı Zilan

Suriye, Acem Bombası ve İsrail

18 Ağustos 2012 Cumartesi 12:55

Dünya barışının pamuk ipliğine bağlı olduğu gerçeği Suriye örneğiyle de bir kere daha anlaşılmıştır. Kirli ilişkiler, ahlaktan yoksun politikalar, menfaat için oluşturulan ittifaklar, kışkırtmalar, din, iman, mezhep ve diğer değerler üzerinden yürütülen bir savaş.

ABD-İsrail ittifakı, kendilerinde bolca bulunan bombaların İran tarafından üretilmesini savaş nedeni sayarken, İran da İslami ve İnsani değerleri bir tarafa bırakarak Esad’ı doğru olana yönlendireceğine, şartsız desteklemeyi uygun görmektedir.

El Kaide ve ABD-Türkiye, Esad karşıtlığında buluşurken, İslamcılar da mezhep, parti ve ülke bazında ayrışmaktadırlar. Hamas, Mısır, Türkiye-AK, İran, PKK, Lübnan Hizbullahı, Kürd Hizbullahı ve başkaca hareketler çelişen, utangaç siyasetler izlemektedirler.

Türkler, Araplar, Kürtler, Sünniler, Aleviler, Nusayriler ve başkaları; ölümün, savaşın, düşmanlığın faziletleri hususunda kışkırtılmakta, kardeş kavgaları alevlendirilmektedir.  Barışın, kardeşliğin, adaletin, özgürlüğün, paylaşmanın, yardımlaşmanın, bir arada olmanın kerameti Ortadoğu halkına unutturulmaktadır. Hayali bir zenginlik, petrol, gelecek güzel günlerin hayali ile insanlar motive edilmektedir.

İmkânlar, iyi istifade edilirse yararlı, iyi değerlendirilmezse başa beladırlar. Tıpkı İslam coğrafyasının, İslam ümmetinin, Arap ve İslam petrolünün varlığı gibi. Türkiye kendi Kürdüne hürriyet vermeden, İslam ve Arap dünyasına model olmaya çalışmakta; İran, İslami ve insani değerleri bir tarafa bırakarak ikiyüzlü bir siyaset izlemektedir.

ABD ve İsrail ise hiçbir ahlaki temeli olmayan; “herhangi bir İslam ülkesinin askeri açıdan İsrail’den daha güçlü olmaması” siyasetini yürütmektedirler. Oysa Yahudileri Babil Sürgününden kurtaranlar, Medlerin ardılları olan ve Babil devletini sonlandıran Perslerdir. Yahudller kendi velinimetlerine bugün kafa tutmaktadırlar. Zaten ihtilaflı oldukları Araplar da kendi amca çocuklarıdır. ABD ve Avrupa ise uzak (insan olarak) akrabalarıdır. Keza, tarih boyunca Yahudileri himaye eden Müslüman Araplar, Türkler ve Kürdler iken, onları katliama uğratanlar ise Avrupalılar olmuştur.

Ortadoğu’daki Arap, Türk,  Fars, Kürd ve diğer halkların öncülüğünde, herkesin etnik, mezhebi, dini ve diğer aidiyetini rahatça yaşayabildiği bir sistem kurulmalıdır. İsrail de buna dâhil olmalıdır. Batının ileri karakolu olan İsrail, bu misyonunu bir tarafa bırakarak çevresiyle barış içerisinde yaşamalıdır. Yahudi ve Filistin halkına yaşatılan bu acılar sona ermelidir. Kürdlerin dramı sona ermelidir. Tüm bunlar adalet temelinde ve özgürlükçü bir bakış açısıyla yapılmalıdır.

Bu yapılmadan, ABD ve Avrupa’nın Ortadoğu’daki kirli elleri çekilmeden huzur gelmez. Bunun da şartı çelişkileri azaltmak, Baas gibi, Kemalizm gibi, Amerikancı İslam gibi, Mezhepçi anlayışlar gibi oluşumların ve bu çerçevede şekillenen El Kaide gibi agresif, İslami ve İnsani değerle uyuşmayan eylemler yapan yapıların da engellenmesi gerekmektedir.

Türkiye ve İran bir olursa Suriye meselesi kalmaz. İran ve Türkiye İslami ve insani değerlerde buluşursa Kürdistan meselesi adalet temelinde çözüme kavuşabilir. İran, Türkiye ve İsrail işbirliği yaparsa Filistin meselesi kalmaz, Yahudiler ve Araplar barış içerisinde yaşar. Araplar iyilik üzerinde ittifak yaparsa petrol imkânıyla insanlığa hizmet edebilirler.

Velhasıl, İsrail, İran, Türkiye, ABD, İngiltere, Rusya, Çin ve diğer ülkeler barışta buluşmadan insanlık rahat yüzü görmez. Savaşlarda kazanan karanlık yüzler, silah tüccarları, ilaç ve enerji devleri ile başkalarıdır. Barışta ise herkes kazanır. Onun için barış için yaşamalıyız, barışta buluşmalıyız.

Ortadoğu, Arap âlemi ve tüm insanlık barışa muhtaçtır. Bence barış demek daha insani ve daha İslami’dir.  Savaş kışkırtıcılığı ise bu değerlere terstir.

twitter.com/sidkizilan

facebook.com/sidkizilan

YAZAR ARŞİVİ