Ji Raya Giştî ya Kurdistanê re
Em bangî her kesî dikin ku hêzê bidin deng û xebatên “Hereketa Îslamî ya Kurdistanê/Hereketa AZADΔ ku li Kurdistanê bi hesasiyetên Îslamî, têkoşîna netewî û tifaqa netewî kiribe navenda armanc siyaseta xwe.
AZADÎ Hareketi’nden Son Gelişmelere İlişkin Açıklama
Türkiye Devleti’ne Kürdistan’daki tüm sivil ve siyasi oluşumların tanınması ve onlara yönelik yapılan gayri meşru ve hukukî olmayan tüm kısıtlayıcı uygulamaların kaldırılması için çağrıda bulunuyoruz.
PKK Silahı Değil, Şiddeti Bırakmalıdır
Akıllı veya akılsız insanların bizim adımıza konuşması komedisine son verilmelidir. Öcalan ve PKK ne yapacağını önce Kürtlerle kararlaştırmalı, tartışmalı, müzakere etmelidir.
’Kur’an’da Temel İlkeler Var’

'Kur'an'da Temel İlkeler Var'

06 Kasım 2010 Cumartesi 13:15
Doç. Dr. Hasan Tanrıverdi Memur-Sen Diyarbakır Şubesi’ndeki ‘Fıkıh Usülü’ (İslam Hukuku Metodolojisi) konulu seminerlerine başladı.

Doç. Dr. Hasan Tanrıverdi Memur-Sen Diyarbakır Şubesi'ndeki 'Fıkıh Usülü' (İslam Hukuku Metodolojisi) konulu seminerlerine başladı. Seminerlerin her hafta pazar günleri 13:00-14:00 saatleri arasında düzenli olarak yapılması tasarlanıyor.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Tanrıverdi ilk seminerinde Fıkıh Usülü'nün temel prensiplerini örneklerle açıkladı. Tanrıverdi ayrıca mezhepler arasındaki farklılıkların nedenlerine de değindi.

Fıkıh Usülü için 'helal ve haram ilmi' denilebilir, diyen Doç. Dr. Hasan Tanrıverdi, Usül-ü Fıkıh bunların kaynaklarını, delillerini bildirir; İslam Hukuku'nu anlamak için bunların bilinmesi gerekir, dedi.

Doç. Dr. Hasan Tanrıverdi konuşmasını şöyle sürdürdü: Ülkemizde iki mezheb hakimdir. Konularımızı bunu dikkate alarak karşılaştırmalı olarak işleyeceğiz. Kim niçin, ne demiş diye bakacağız. İmam-ı Şafii ile İmam-ı Hanefi arasındaki fark Usül-ü Fıkıh'tır. Hanefilik'te önce fıkıh sonra usül, Şafiilik'te önce usül sonra fıkıh ortaya konmuştur.

Usülün asıl kaynakları nelerdir, diye baktığımızda ilk sırada Kur'an gelir. Bir benzetme yaparsak, Kur'an 'anayasa' hükmündedir. İslami her türlü bilginin asıl kaynağı öncelikle Kur'an'dır. Mezhebi görüşler Kur'an'a aykırı olamaz. Örneğin; hiçbir mezheb namazın farz olmadığını söyleyememiştir.
Detayları Sünnet açıklamıştır. Peygamber(s.a.v) diyor ki; nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın. Namazdaki farklılıklar ictihaddan, yorumdan kaynaklanmaktadır. Başın meshi mezheblere göre farklılıklar arzediyor. Hanefilik'te dörtte bir, Şafiilik'te ıslak parmakla başa dokunmak ile farz yerine getirilmiş olur. Malikilik'e göre ise başın hepsi meshedilmelidir.

Mealciler diyorlar ki; Kur'an bize yeterlidir. Keşke böyle olsaydı, fakat realite öyle değildir. İhtiyaca göre detaylandırma gereği ortaya çıkıyor.

Süt kardeşliği ile ilgili ayette süt kardeşi ile evlenilmez deniyor, ayrıntı verilmiyor. Süt kardeşliği için Hanefilik'te asgari bir damla içilmiş olması yeterli görülüyor; Şafiilik'te, 5 defa ve bebeğin kendisi bırakana kadar sütü içmiş olması şartı kabul ediliyor. Oruçla ilgili olarak, ayette oruç tutun deniyor, orucu bozan şeylerden söz edilmiyor; buna sünnette açıklık getiriliyor. Bazıları peygamber için postacı benzetmesi yapıyor, ama doğrusu öyle değil. Peygamberin tebliğle(anlatma) birlikte tebyin(açıklama) görevi de vardır.

Hayatta inişler, çıkışlar, virajlar var; her şey çok kolay değil.

Ku'an'daki ayetlerin bir kısmı açık,nettir(muhkem); bir kısmı ise farklı anlamlara gelebiliyor(müteşabih). Kimse Allah Te'ala adına konuşamaz, herkes kendi adına konuşabilir.

İmam Ebu Hanife'nin öne çıkan üç öğrencisi vardır: Ebu Yusuf, Muhammed ve Züfer. Ebu Hanife bir ara bir konuda yorum yaptığında Züfer bunu kaydediyor. Ebu Hanife Ebu Yusuf'a diyor bu tarihi kaydet, yaz; çünkü sonra bu konudaki yorumum, içtihadım değişebilir. Öğrencileri de O'ndan ve birbirilerinden farklı yorumlarda bulunabilmişlerdir.
İmam-ı Şafii kendi ictihadlarından bazılarını kendisi değiştirmiştir.

Hazret-i Peygamber önce mezarları ziyaret etmeyi yasaklamış sonra serbest bırakmış ve teşvik etmiştir. Çünkü önceleri şirke bulaşma tehlikesi sözkonusu sonra bu tehlike geçince yasaklama kaldırılıyor ve ölümü hatırlatıp ibret alınması için teşvik ediliyor.

Kurban eti ile ilgili de şartlara göre sünnette farklı uygulamalara gidilmiştir.

Kur'an'da nesh ve tebdil'den sözediliyor. Yüce Allah bir ayette şöyle buyuruyor: “Eğer biz bir ayeti nesh eder veya unutturursak aynısını veya daha hayırlısını getiririz.”

Vahiy penceresinin kapanması ile zor bir dönem başlıyor.

Zekat verileceklerle ilgili raşid halifeler farklı görüş ve uygulamalar ortaya koyuyorlar.

Peygamberimizin emirle verdiği bir hüküm(sürünün dışında kalan hayvanlarla ilgili) halifeler döneminde ihtiyaca, maslahata göre iki defa değiştirilmiştir.

Şunu bilmeliyiz ki Kur'an'ın %99'u genel ilkeleri içeriyor. Kur'an, temel ilkeleriyle bize yön verir, ama her şey ayrıntısıyla O'nda bulunmaz.

HABER DİYARBAKIR

Diğer Haberler